Yüz temizliğinde yapılan 7 yanlış!

Yüzünüzü temizlemek, cilt bakımınızda belki de en dikkat edilmeyen kısımdır; ancak önemsiz...

Göz Kuruluğu Deyip Geçmeyin

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen göz kuruluğu, yaklaşık yüzde 35 oranında gözl...

Ölüme Sebebiyet Veren Hastalık Türleri

Konya Özel Selçuklu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ali Eryavuz, 12-19 Nisan Dünya Kalp S...


Karaciğer yağlanmasını diyet ve egzersizle önleyin

Çağın getirdiği hastalıklar arasında yer alan ve görülme sıklığı artan karaciğer yağlanması, erken yakalandığı takdirde diyet ve egzersiz ile gerileyebiliyor.
Bu haber 2012-10-20 09:45:00 eklenmiş ve 27003 kez görüntülenmiştir.

Çağın getirdiği hastalıklar arasında yer alan ve görülme sıklığı artan karaciğer yağlanması, erken yakalandığı takdirde diyet ve egzersiz ile gerileyebiliyor. gecikilmesi durumunda ise karaciğerde hasara neden olarak siroz ve kansere kadar ilerleyebiliyor.

 

Beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler, hazır gıdalara yönelimin artması ve rafine şekerlerin sık kullanımı, alkole ya da ilaç kullanımına bağlı olmayan ‘alkol dışı karaciğer yağlanması’ vakalarının sıklığını artırıyor. Sadece aşırı kiloluları değil, ince yapılı kişileri de etkileyen karaciğer yağlanmasının basit bir hastalık olmadığını vurgulayan Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Nurdan Tözün, alkol dışı karaciğer yağlanmasının sirozdan kansere kadar uzanan sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.

 

Kısaca NAFL olarak tanımlanan alkol dışı karaciğer yağlanması alkol kullanmayan bir kişide, karaciğerde, alkol hasarına benzer bir yağ birikimi tablosu olarak tanımlanabiliyor. Beraberinde hücre hasarı da olursa bu durum NASH (alkol dışı karaciğer yağlanmasına bağlı hepatit) olarak adlandırılıyor. NAFL birden fazla hastalığın bir arada bulunduğu metabolik sendrom tablosunun bir parçası olarak da ortaya çıkabiliyor. Bu tablonun içinde obezite, Tip 2 diyabet, hipertansiyon, insülin direnci, kalp damar hastalıkları, ürik asit yüksekliği yer alabiliyor.

 

NASH hastalarının yüzde 40-100’ünde şişmanlık, yüzde 20-75’inde Tip 2 diyabet hastalığı, yüzde 20-81’inde ise hiperlipidemi mevcut. Ayrıca gıda alışkanlıklarının değişmesi, egzersizden yoksun yaşam, sosyal hayatın zenginleşmesi, yoğun çalışma temposu nedeniyle beslenmeye gereken önemin verilmemesi ve genetik yatkınlık gibi faktörler de karaciğer yağlanmasını oluşturan diğer nedenler arasında yer alıyor. Karaciğer yağlanması vakalarının yaklaşık yüzde 10’u zaman içinde ilerliyor ve bunların üçte birinde siroz, henüz bilinmeyen bir oranda ise kanser gelişiyor.

 

Yağlanma varsa hepatit hızla ilerliyor
Karaciğerde yağlanmanın oluşumunu Prof. Dr. Nurdan Tözün şöyle açıklıyor: “Hastalığın temelinde insülin direnci yatıyor. Tip 2 diyabet de bunun sonucu oluşuyor. Bir taraftan yağ dokusundan fazla miktarda yağ asidi serbestleniyor, diğer taraftan da fazla insülin salınımı nedeniyle karaciğerde yağ yapımı (trigliseridler) yükseliyor. Egzersiz yoksunluğuna bağlı olarak yağın kaslarda yıkımı ve karaciğere gelen yağ asidi yükü artıyor. Karaciğer, kapasitesi üzerindeki yağı trigliseridlere çeviremeyince yağ birikmeye başlıyor ve bu durum zamanla karaciğerde hasara yol açıyor.

 

Alkol tüketimi ile obezitenin birlikte olduğu durumlarda yağlanmanın hızla ilerlediği ve zamanla fibrozis (bağ dokusu) gelişerek karaciğerin sertleştiği görülüyor. Yağlanma olan hastada eğer karaciğer hasarı da gelişmişse organda iltihabi hücreler birikiyor ve yağlanmaya bağlı hepatitten (NASH) söz etmek mümkün oluyor. Basit yağlanma ne kadar masumsa, steatohepatit yani NASH de o kadar zararlı. Ayrıca karaciğerinde yağlanma olanlarda viral hepatit, özellikle de Hepatit C varsa bu hastalık daha hızlı ilerleyebiliyor.”

 

Tesadüfen fark ediliyor
Karaciğer yağlanması genellikle belirti vermiyor ve başka bir amaçla yapılan ultrasonografide ya da check-up taramalarında karaciğerenzimlerinin (ALT ve AST) yüksekliği ile fark ediliyor. Bazı hastalarda sağ üst kadranda ağrı, dolgunluk hissi, hazımsızlık, bulantı, şişkinlik, kilo alma belirtileri görülürken bazılarında da doğrudan siroz veya karaciğer kanseri bulguları ile kendini gösteriyor.

 

Fibroscan tanıya yardımcı oluyor
NASH hastalarında tanı, kanda asemptomatik enzim yüksekliği ve ultrasonografi ile konuluyor. Orta derecede yağlanma olan hastalarda ultrasonografiye benzeyen ve ‘Fibroscan’ olarak adlandırılan bir cihaz ile karaciğerin sertliği, siroz evresinde olup olmadığı, organın ne kadar hasar gördüğü ölçülebiliyor. Fibroscan takipte de yarar sağlıyor ve 5 dakika içinde karaciğerin sertliği ortaya konabiliyor. Hastalığı evresini belirlemek için biyopsiden yararlanılıyor. Başka hastalıkların varlığında karaciğer yağlanmasının ayırıcı tanısını yapmak ya da hasarın tam değerini anlamak için altın standart biyopsi oluyor.

 

En iyi tedavi diyet ve egzersiz
Karaciğer yağlanmasında uygun bir diyetle kilo vermek olumlu sonuçlar veriyor. Karaciğerinde sadece yağlanma olan ve henüz hücre hasarı gelişmemiş hastalarda alkol tüketiminin kesilmesi ile diyet ve egzersizin bir arada sürdürülmesi sayesinde yağ birikimi geriliyor. Medikal tedavi kapsamında ikincil safra asitleri (ursodeoksikolik asit), insülin direncini tedavi eden ilaçlar yani diyabet ilaçları, E vitamini ve lipid düşürücülerden yararlanılıyor. Enginar veya Meryem Ana dikeni gibi karaciğere olumlu etkisi olduğu düşünülen bitkisel ürünler fazla beklenti olmadan kullanılabilir. Eğer başka nedenlerle kullanılan ilaçlar (örneğin kortizon), karaciğerde yağlanmaya yol açıyorsa bunlarda değişikliğe ya da doz azaltımına gidilmesi gerekiyor. Alkol tüketimini kısıtlaması gereken bu hastaların, kalp damar hastalıkları yönünden değerlendirilmeside önem taşıyor. Aşırı obez olanlarda (VKİ > 30 kg/m2) bariatrik cerrahi (mideye bant uygulama, by-pass cerrahisi) tedavide yarar sağlıyor. İleri evre karaciğer sirozunda, karaciğer nakli hayat kurtarıcı oluyor.

 

Nasıl bir diyet uygulanmalı
Vücut Kitle İndeksi 30’un üzerinde olanlar başta olmak üzere karaciğer yağlanması görülen hastaların haftada en fazla bir kilo verecekleri, tüm yapıtaşlarını bir arada içeren ve mümkünse diyetisyen kontrolünde gerçekleştirilecek bir diyet yapmaları gerekiyor. Hızlı kilo vermekse tehlikeli oluyor çünkü karaciğerin yağ yükünü birdenbire artırarak karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor. Diyetin, hastanın günlük hayatına adapte edebileceği, her gün en az bir saat yürümek gibi hafif bir egzersizle birleştirilmesi gerekiyor Egzersiz kas dokusunda glukoz alımınıartırıyor ve yağların kas dokusunda yakılmasını sağlıyor. Vücut ağırlığında yüzde 10’luk bir azalma karaciğer enzimlerinde düzelme sağlıyor. Yüzde 1’lik bir artış karaciğer sirozu ihtimalini ise yüzde 14’e çıkarıyor. Diyet ve egzersiz yaşam biçimi haline gelmezse hastalığa fayda sağlamıyor.

 

Hamilelikte karaciğer yağlanması
Hamilelikte lipid metabolizmasının bozulması, kolesterolün yükselmesi, annenin iki canlı olduğunu düşünerek daha fazla yemesi gibi etkenler karaciğer yağlanmasını artırıyor. Bu dönemde nadir görülen akut karaciğer yağlanması genetik bir bozukluğa bağlı olarak gelişiyor, annenin ve bebeğin sağlığı açısından ciddi risk oluşturabiliyor. Genellikle hamileliğin 35-36. haftasında sağ üst kadranda ağrı, bulantı, enzimlerde şiddetli yükselme, sarılık ve bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle ortaya çıkıyor, tedavi edilmezse ölümlü tablolarlasonuçlanabiliyor.

 

Kısa sürede çok fazla alkol tüketmeyin
Alkol, karaciğerde hasar yaparak yağlanmaya neden olabiliyor. Kadınların düzenli olarak günde 10 g, erkeklerin ise 20 g alkol alması 10 yıl içinde siroz gelişmesi riski için alt sınırı oluşturuyor. Son zamanlarda özellikle gençlerde görülen 2 saat içinde 4-5 ölçü alkolü (1 ölçü=15 gr alkol) birdenbire alma alışkanlığı (Binge Drinking) karaciğerde ağır hasara neden oluyor. Alkol tüketiminin arttığı yaz aylarında, tatillerde yüksek alkol içeren içkileri dikkatli tüketmek gerekiyor.

 

Kimler risk altında
•  Yoğun çalışma temposunda kötü beslenenler
•  Egzersiz yapmayanlar
•  Stres yönetimini başaramayanlar
•  Menopoza girenler
•  Okul çağında iyi beslenmeyen çocuklar


Etiketler :

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Genel Sağlık haberleri

Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 

Günün Sağlik Tavsiyesi


ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
 Döviz Alış Satış
 Euro 2.9568 2.9622
 Dolar 2.1387 2.1425

Arşiv Arama
- -
 

Anket
Bir İlaç Kullanırken Yan Etkilerini Okuyormusunuz ?
Evet
Hayır
Ara sıra



Sağlık haberleri
Dikkat: Sag-lik.net'de yer alan makale ve bültenler bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi niteliğinde kullanılamaz.
sağlık haber, sağlık haberleri
sağlık bilgileri, sağlık platformu
© Copyright 2013 Sag-lik.net. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Linkler 3
Kadın Sağlığı
Kardiyoloji
Ağız ve Diş Sağlığı
Kanser
Linkler 2
Estetik ve Güzellik
Sağlıklı Yaşam
Ruhsal Sağlık
Diyabet
Linkler 1
Ortopedi
Fizik Tedavi
Bitkisel Sağlık
Göz Sağlığı
Diğer
Bizim Yazdıklarımız
Yozgat Haber
Obezite
Kulak Burun Boğaz
Siteler
Hesaplamalar
Burçlar
Doktora Sor
Üroloji